Forum Magarula

SİTEMİZE ÜYE OLARAK
1) yorum yazabilir,
2) haber gönderebilir,
3) üye listesine erişebilir,
4) diğer üyelerle yazışabilir,
5) forumlara katılabilir,
6) günlük yaratabilir,
7) ve daha pak çok özeliklerden faydalanabirsiniz,
Magarula forum hayırlı günler diler sevgi ve sagılarımızla
BARKALA


Forum MagarulaHoş geldin, http://magarula.forum.st/profile.forum?mode=viewprofile&u=-1Misafir.
Son Ziyaretiniz:
Mesaj Sayınız: 28

 
Anasayfa*PORTAL*TakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yapGaleri
"Eskiden iyilik yaparlardı söylemezlerdi. Sonra hem yapmaya hem de söylemeye başladılar. Şimdi ise yapmıyorlar fakat söylüyorlar.* Ömer bin Hâris (Rahmetullahi aleyh)

Paylaş | 
 

 dersim katliam belgeleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
kulanıcılar
avatar



<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 997

Kişi sayfası
imam şamil: 1
MesajKonu: dersim katliam belgeleri    Çarş. Kas. 23, 2011 6:26 pm

DERSİM BELGELERİ HABERİ
BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN, CHP GENEL BASKANI KEMAL KILICDAROGLU'NUN ''ERDOGAN YAKINDA ERMENI SOYKIRIMINI DA TANIR" YONUNDEKI ACIKLAMALARINA TEPKI GOSTEREREK, "SEN BENI ERMENI DIASPORASIYLA AYNI YERE OTURTMAYA KALKIYORSUN. SANA YAZIKLAR OLSUN. TURKIYE CUMHURIYETI'NIN BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN'I ERMENI DIASPORASIYLA AYNI YERE OTURTACAK OLANIN ALNINI KARISLARIM, HADDINI BIL, HADDINI BIL'' DEDI.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğluˊnun ˊˊErdoğan yakında Ermeni soykırımını da tanır" yönündeki açıklamalarına tepki göstererek, "Sen beni Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtmaya kalkıyorsun. Sana yazıklar olsun. Türkiye Cumhuriyetiˊnin Başbakanı Tayyip Erdoğanˊı Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtacak olanın alnını karışlarım, haddini bil, haddini bilˊˊ dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dünkü meclis grup toplantısında söylediği üzere Dersim olayları ile ilgili belgeler açıkladı. Erdoğan, Dersim olaylarıyla ilgili ilgilerinin yeni, güncel ve Dersim üzerinden siyasete yönelik bir ilgi olmadığını söyledi.
Dersim olayları ile tanışmasının Necip Fazıl Kısakürek'in 1969'da ilk baskısı yapılan 'Son Devrin Din Mazlumları' isimli kitabı sayesinde olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, resmi tarihin anlattıklarıyla yetirmeyen bir neslin bu kitabı okuyarak, o Güne kadar duymadığı birçok meseleyi öğrenme fırsatı bulduğunu söyledi.
Bu nedenle de kitabın zaman zaman yasaklandığını ve gençlikten uzak tutulmak istendiğini ifade eden Erdoğan, "Kimler tarafından biliyor musunuz, CHP ortak yönetimleri tarafından. İşte benim de, benim neslimin de kulaktan dolma anlatılanların ötesinde Dersim ile derli toplu ilk tanışmamız bu eserle olmuştur. Kimsenin konuşmadığı, konuşmaya cesaret dahi edemediği Dersim meselesi merhum üstat Necip Fazıl'ın kalemiyle bir nesle en doğru şekilde anlatılmıştır.
Üstat, dikkat edin, Alevi dememiştir, bakın burası çok önemli. Sayın Kılıçdaroğu, sen niye demiyorsun? Konuş, söyle. Dersimli olduğunu söylüyorsun, güzel geçen milletvekili arkadaşımız Sayın Metiner sizin aşiretinizden bahsetti. Söyle, niye söylemiyorsun. Bakın burada üstat Kürt dememiş, Ermeni dememiş. Necip Fazıl Dersim'i ve Dersimlileri 'din mazlumları' sınıfına alarak, onlara sadece insan gözüyle bakarak, insani bir trajediyi bizlere aktarmıştır" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun dünkü konuşmasında, "Erdoğan yakında Ermeni soykırımını da tanır" yönündeki açıklamalarına da tepki göstererek, "Sayın Kılıçdaroğlu, ben bunu konuşuyorum. Ama sen beni Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtmaya kalkıyorsun. Sana yazıklar olsun. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ı Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtacak olanın alnını karışlarım, haddini bil, haddini bil" diye konuştu.
"Başbakan Erdoğan, bizim Dersim ile tanışmamız dünün bugünün konusu değildir. Biz işine geldiğini ayyuka çıkaran, işine gelmeyeni duymayanlardan olmadık" diyen Başbakan Erdoğan, Dersim'e yapılan operasyonların bir isyanın bastırılması olarak zihinlerde ve vicdanlarda meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirterek, bunu iddia edenlere karşı söyleyecek çok söz olduğunu söyledi.
Ama ilk mecliste Dersim Mebusu olarak bizzat Atatürk tarafından davet edilen Diyap Ağa'dan kimsenin bahsetmediğini belirten Erdoğan, yine Dersim operasyonları sonucunda tutuklanan ve asılan Seyit Rıza'nın 1915 olayları sırasında işgalci ordulara karşı savaştığından, dönemin valisi tarafından da 'din ve namusuyla bize hizmet etti' diyerek şereflendirildiğinden de kimsenin bahsetmediğini kaydetti.
Dersim'de adım adım bahaneleri hazırlanmış, çerçevesi çizilmiş bir operasyon olduğunu belirten Erdoğan, çeşitli tarihlerde dersimle ilgili raporlar hazırlandığını belirtti. İlk belgeyi açıklayan Erdoğan, bunun sadece 100 adet basılarak 'gizli ve zata mahsus' olarak belli yerlere gönderilmiş bir rapor olduğunu söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti: "Sayın Kılıçdaroğlu belge, arşiv, sen bunlardan bahsediyorsun. Bakınız Başbakanlığın arşivi açıktır. Sayın Kılıçdaroğlu görmek istiyorsan, incelemek istiyorsan; buyurursun görürsün, incelersin. Bu konudaki bilgisizliğini giderirsin. Şimdi, ne var bu raporda. Bu rapordan sadece birkaç cümleyi size aktarıyorum. Sayfa 199 1926 yılında Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey'in raporuna atıf yapılıyor ve deniliyor ki; 'Dersim hükümeti cumhuriyet için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kat'i bir amelye yapmak ve selameti memleket namına farz-ı anıdır.' Adeta bugünün ifadesiyle olmazsa olmaz. 201. sayfasında şu ifade var. 'Dersim Türkiye için cehalet, maişet darlığı, dahili ve harici tesfilat ve Kürtlük temalüatı ile bulaşmış tehlikeli bir çıbandır. Kat-i bir ameliye, kesin bir işleme tabi tutulması lazım gelir. Bunun için evvela silah toplamak, ardından islahat yapmak icab eder'."


1935 YILINDA BİR KANUN ÇIKARTILIYOR
Bu raporda, eski raporlar hatırlatıldıktan sonra, 237 ve 246. sayfalar arasında, Dersim'de yapılacak harekatın ayrıntıları, göç ettirilecek aşiretlerin listesi ve ne yöntemle yapılacağının anlatıldığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
BELGE BİR
"Belge bir, 1935 yılında bir kanun çıkartılıyor. Kanunun adı Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun. O zaman sadece Tunceli'yi değil, çevrede bugün il durumunda olanları da kapsıyor. Kanunun ilk Maddesinde 'Tunceli vilayetine ordu ile irtibatı baki kalmak ve rütbesinin salahiyetini haiz bulunmak üzere Korkomutan rütbesinde bir zat vali ve kumandan olarak seçilir' diyor. Sadece bu vali ve kumandana yasada çok enteresan haklar tanınıyor. Mesela vali kumandan, gerek görürse aileleri bir yerden bir yere göç ettirebilir. Mesela idam hükümlerinin vali ve umandan tarafından teciline lüzumlu görülmezse hemen infaz yapılır. Sayın Kılıçdaroğlu haberin var mı bunlardan? Vardır da söylüyorsun. Mesela ceza mahkemelerinde verilen kararların temyizine gerek yoktur. İşte bu kanunun ardından hazırlıklar yapılıyor. 1937, 1938 ve 1939 yıllarında Dersim'de maalesef büyük bir dram yaşanıyor. Havadan, karadan toplarla, hatta Gaz bombalarıyla Dersim'de hareket eden her şey, çocuklar, kadınlar katlediliyor. Dersim olayları sırasında orada Asker olan bir isim veriyorum; Muhsin Batur. Muhsin Batur aynı zamanda CHP'nin, yani o dönemde biliyorsunuz başka partiler yok. Sadece CHP var. Şimdi CHP kendi geçmişini güya bunlardan kurtaracak. Onun için bana fatura kesmek istiyor. 'Başbakan özür dilesin'. Bir defa bütün bu işlerin banisi, her şeyi sizsiniz. Yani bizim devlet olarak özür dilememize mani bir şey yok. Ama bu işleri yapan sizsiniz; CHP zihniyeti. Buna eski defterleri karıştırmak denmez. Eğer eski defterleri karıştırmaya muhtaç olan bir varsa o da sizsiniz. Çünkü sen 'Ben yeni CHP'yim diyorsun. Madem yeni CHP'sin kendini eleştir. Daha geçenlerde anma törenleri yaptın. Bu belgelerin altında imzası olan zat için anma törenleri yaptın. Dersim olayları sırasında orada asker olan Muhsin Batur, anılarında aynen şu ifadeyi kullanıyor: 'Günlerden bir Gün emir geldi. Tren yoluyla Elazığ'a vardık. Oradan da ilk durak Pertek olmak üzere harekete geçtik. 2 aya yakın Dersimde görev yaptım. Okuyucularımdan özür diliyorum ve yaşantımın bu bölümünü anlatmaktan kaçınıyorum'. Üstad Necip Fazıl, Dersimdeki facianın tarihte bir benzerinin olmadığını ifade ediyor. Babalarını arayan ve yanına gitmek istediklerini söyleyen iki masum çocuk Hozat Kaymakamı tarafından süngületilerek babalarının yanına gönderiliyor. Kendisinin öğretmen ve köy halkıyla alakasız bir şahıs olduğunu iddia ederek, alevler içinden fırlamak isteyen bir genç, kalasla alevlerin içine itiliyor ve karşısında da sigara içiliyor. İktidar, CHP iktidar; zihniyet, CHP zihniyeti. Bir köy halkı, önce kurşunlanıyor, daha sonra Buğday sapları üzerinde yakılıyor. Üstad, faciayı şu satırlarla anlatıyor: 'Mazgirt Tersemek nahiyesinin halkı doğranmakta. Merhamet sahiplerinden biri, birle on yaş arasında 20 kadar çocuğu alıp bir derenin kenarında saklıyor. Ancak bu vaziyet haber alınıyor. Çocukların öldürülmeleri emri veriliyor. Fakat bu emri yerine getirebilecek kimse bulunamıyor. En katı yürekliler bile, böyle müdafaasız masumlara silah kullanamayacaklarını söylemeye mecbur kalıyorlar. Nihayet kara suratlı bir adam bulunuyor ve bir dere içinde titreşe titreşe bekleyen 20 masumun işi bitiriliyor. Murat suyunun, kandan kıpkızıl aktığını görenler olmuştur."

BUNLAR MI SANA SIKINTI VERDİ KILIÇDAROĞLU?
Başbakan Erdoğan, Dersim vakasının en büyük mazlumlarından Seyit Rıza'nın hikayesinin ise ayrıca yürek burkucu olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bunları anlatıyorum bunlar mı sana sıkıntı veriyor Kılıçdaroğlu? Senin zihniyetine senin anlayışına, senin inancına bunlar mı ters düşüyor? Dönemin Malatya Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil, bir röportajda bunu şöyle anlatıyor; 'Son sözünü sorduk, 'Kırk liram var, oğluma verirsiniz' dedi. Bu sırada fındık hafız asılıyordu asarken iki kez ip koptu. Seyit Rıza görmesin diye ben arabanın önünü kapattım. Fındık Hafız'ın idamı bitti. Seyit Rıza'yı meydana çıkardık. Soğuktu ve etrafta kimseler yoktu. Ama Seyit Rıza, meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti: 'Evlad-ı kerbalayık, bi hatayık; yeni Kerbelanın çocuklarıyız, hatasızız Ayıptır, zulümdür, cinayettir'" Erdoğan, Dersim olaylarında sayısı bugün dahi bilinmeyen, tahmin edilen binlerce insan, kadın ve çocuğun katledildiğini, yuvalar yıkıldığını, binlerce insanın batıya göç ettirildiğini, binlerce kız çocuğunun da evlatlık verildiğini söyledi.

ÖZÜR DİLİYORUM
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dersim olaylarıyla ilgili olarak, "Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa, ben özür dilerim ve diliyorum" dedi.
BELGE 2
Erdoğan, elindeki ikinci belgenin 8 Ağustos 1939 tarihli Jandarma Umum Komutanlığından Başvekalet Yüksek Makamına gönderilmiş bir belge olduğunu belirterek belgede Dersim'e yapılan müdahalenin bilançosunun verildiğini ve kat'i netice alınıncaya kadar baskınların devam edeceğinin bildirildiğini söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ekte de bir cetvel var ölü, diri, teslim olanların rakamlarını gösteriyor. 1936, 1937, 1938 ve 1939'da, toplam 13 bin 806 kişinin öldürüldüğü bu resmi belgede ifade ediliyor. Bakın deprem felaketinden bahsetmiyorum. Öldürülenlerden bahsediyorum. Belgenin altındaki imza çok ilginç. Faik Öztrak Dahiliye vekili, yani İçişleri Bakanı. Sayın Kılıçdaroğlu, nereye kaçıyorsun ya? Bunlardan nasıl sıyrılacaksın? Ben mi özür dileyeceğim, sen mi özür dileyeceksin. Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa, ben özür dilerim ve diliyorum. Ancak CHP adına, CHP zihniyeti adına özür dilemesi gereken varsa, şu anda güya yeni CHP'nin genel başkanıyım diyorsun, o da sensin. Hem bir Tuncelili olarak, hem bir Dersimli olarak onur duyuyorum diyorsun ya Hadi onurunu kurtar." Erdoğan'ın bu sözleri salondakiler tarafından ayakta alkışlandı.

BELGE 3
Dersim ile ilgili bir başka belgenin de 23 Aralık 1938 tarihinde, Tunceli'den 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü belirten, 2 bin kişinin daha sürülmesini karara bağlayan Bakanlar Kurulu kararı olduğunu ifade eden Erdoğan, o dönemde de İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı, Celal Bayar'ın da başbakan olduğunu söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti: "Anma törenlerini yapan sensin. Nasıl yüzleşiyorsun tarihinle. Bütün bu sürgünlerin altında, öldürmelerin altında İnönü'nün imzaları var. Havadan bombardımanların altında imzası var. Atatürk'ün vefatından yaklaşık 1 Ay sonra Bu bir kararname. Şöyle diyor: 'Tunceli'den garba nakillerine karar verilen cem'an 12 bin kişinin 11 bin 683 kişinin mürettep mahallerine, düzenlenen yeni mahallelerine sevk ve iskanları icra edilmiş ise de, muhtelif mahallerde aynı evsafı haiz ve sevke hazır bir vaziyette bulunan 514 şahıs ile birlikte yekunu, kararnamelerle tespit edilen miktarı geçeceğinden dağlarda ve mağaralarda saklanmaları ve kış münasebeti ile barınamayarak dehaletleri umulanlarla beraber daha 2 bin kişinin ilişik listede yazılı yerlere sevk ve iskanları, dahiliye vekilliğinin teklifi üzerine icra vekilleri heyetinin toplantısında onanmıştır. İmza: Reisicümhur İsmet İnönü, Başbakan Celal Bayar."
Kararnamenin altındaki imzalarda bir ismin de dikkat çektiğini belirten Erdoğan, "Nafia vekili, yani Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya Yani İskilipli Atıf Hoca'yı düzmece bir mahkemeyle, 'kararın infazına, şahitlerin sonra dinlenmesine' diyerek idam eden, Kel Ali lakaplı hakim Bitmedi 3 Mayıs'ta ne oldu? CHP'li Yenimahalle Belediyesi, İşte bu Ali Çetinkaya'nın ismini Ankara Yenimahalle'de bir parka verdi. Biz, bunu hatırlattığımız zaman da, CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu Afyonkarahisar'da, işte bu Ali Çetinkaya'ya sahip çıktı, onu bir kahraman olarak ilan etti. Sizin kahramanlarınız buysa, bu ülke biter. Bizim kahramanlarımız arasında böyle yüzü kapkara olanlar yok, apaydınlık olanlar var. İşte bu Dersim belgesinin altında da Ali Çetinkaya'nın imzası var. Hadi bunu da sahiplen bakalım, ama sahiplenir, çünkü yüz yok. Bu vicdan ister ya. Bu adil bir yaklaşım ister. Dersim'de operasyon hazırlıklarında da, işte Sayın Kılıçdaroğlu'nun sahip çıktığı bu Ali Çetinkaya'nın katkısı var. Bu da fotoğraflarla sabit" dedi.

BELGE 4
Dördüncü belgenin 27Eylül 1938 tarihinde Dersim operasyonlarının hemen ardından Sason'da yapılan temizlik ve takip operasyonlarının raporu olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Sason bölgesinde 384 kişinin öldürüldüğü, diri tutulan ve teslim olanların tamamının da Batı'ya göç ettirildiği ifade ediliyor. Halen Sason yasak bölgesi içinde hiçbir ferdin kalmadığı, operasyonun da böylece sonlandırıldığı ifade ediliyor. 28 Eylül 1938. İmza: İçişleri Bakanı Şükrü Kaya. Ben daha ne anlatayım. Bu belgelerin sayısı daha çok fazla. Ben birkaçını getirdim. Dikkat edin ben belgeyle konuşuyorum. Laf-ı güzaf değil."



Kahr Olsun Sefil Esaret Yaşasın Şanlı Ve Güzel Ölüm
İMAM ŞAMİL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://magarula.forum.st
kafkas
kulanıcılar
avatar



<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 27

MesajKonu: Geri: dersim katliam belgeleri    Cuma Kas. 25, 2011 9:18 am

acı olaylar fakat her ülkennde kendine has gerçekleri var malesef
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
dersim katliam belgeleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Forum Magarula :: !!..๑۩۞۩๑ FLAŞ HABERLER ๑۩۞۩๑..!! بِسْـــــــــــــــــــــ مِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم :: Deşifre Haberler-
Buraya geçin: