Magarula

SİTEMİZE ÜYE OLARAK
1) yorum yazabilir,
2) haber gönderebilir,
3) üye listesine erişebilir,
4) diğer üyelerle yazışabilir,
5) forumlara katılabilir,
6) günlük yaratabilir,
7) ve daha pak çok özeliklerden faydalanabirsiniz,
Magarula forum hayırlı günler diler sevgi ve sagılarımızla
BARKALA
Magarula

MagarulaHoş geldin, Misafir.
Son Ziyaretiniz:
Mesaj Sayınız: 28

 
AnasayfaAnasayfa  *PORTAL**PORTAL*  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  GaleriGaleri  
"Eskiden iyilik yaparlardı söylemezlerdi. Sonra hem yapmaya hem de söylemeye başladılar. Şimdi ise yapmıyorlar fakat söylüyorlar.* Ömer bin Hâris (Rahmetullahi aleyh)

Paylaş | 
 

 sahih hadisler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
kulanıcılar
avatar



<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 997

Kişi sayfası
imam şamil: 1
MesajKonu: sahih hadisler   Ptsi Tem. 26, 2010 6:49 am

Şüphesiz ki İslâm’da sevap kazanma ve hayırlı amellerde bulunma sahası çok geniş ve büyüktür.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah Teâlâ’dan şöyle rivâyet ediyor:
“Hiç şüphesiz ki Allah, iyiliklerle kötülükleri yazmış, sonra da bunları açıklamıştır. Bu sebeple herkim, bir iyilik yapmaya niyetlenir de onu yapmazsa, Allah kendi katından ona bir tam sevap yazar. Eğer iyiliği yapmaya niyet eder de yaparsa, Allah kendi katından ona ondan yedi yüz katına kadar, hatta kat kat sevap yazar. Kim bir kötülük yapmaya niyet eder de onu yapmazsa, Allah kendi katından ona bir sevap yazar. Eğer o kötülüğü yapmaya niyet eder de yaparsa, Allah ona sadece bir günah yazar.”

kaynak : Buhârî: 6010, Müslim: 187


Herkim, bir iyilik yapılmasına yardımcı olur ve o iyiliğe teşvik edip ona yönlendirirse, onun için büyük sevap vardır.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kim (insanları) doğru yola çağırırsa, kendisine uyanların sevaplarından hiçbir şey eksiltilmeksizin ona da aynısı verilir. Herkim de (insanları) sapıklığa çağırırsa, kendisine uyanların günahlarından hiçbir şey eksiltilmeksizin ona da aynısı verilir.”

kaynak : Müslim


Sevap Kazanma ve Hayırlı Amellerde Bulunma Yolları


1-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, benim abdestime benzer bir abdest alır, sonra da iki rekât namaz kılar, namazda iken nefsine hiçbir vesvese getirmezse, geçmiş günahları bağışlanır.”

kaynak :Buhârî, Müslim


2-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, gece ve gündüz sabırla on iki rekât (nâfile) namaz kılmaya devam ederse, cennete girer. (Bu on iki rekâtlık namaz şunlardır
1-Öğle namazının farzından önce dört, farzından sonra iki,
2-Akşam namazının farzından sonra iki,
3-Yatsı namazının farzından sonra iki,
4-Sabah namazının farzından önce iki rekâttır.”

kaynak :Albânî Sahihu’t-Terğîb: 580, Tirmizî: 328, Neseî: 1693, İbni Mâce: 935


3-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, farz namazı cemaatle kılmak için yürüyerek (mescide) giderse, ona bir hac sevabı verilir. Herkim de nâfile bir namazı kılmak için yürüyerek (mescide) giderse,ona bir umre sevabı verilir.”

kaynak : Albânî Sahîhu’l-Câmi': 6556


4-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Beytullah’ı tavaf eder ve iki rekât namaz kılarsa, bir köleyi hürriyetine kavuşturmuş gibi ona sevap verilir.”

kaynak : İbni Mâce, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.


5-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, namaz için güzel bir şekilde abdest aldıktan sonra farz namaza gider ve insanlarla beraber namazı kılarsa, günahları bağışlanır.”

kaynak : Müslim, Neseî


6-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Allah rızâsı için, iftitah tekbirini idrak etmek sûretiyle kırk gün cemaatle namazı kılarsa, onun için iki şeyden beraat yazılır:
1-Cehennemden kurtulmak,
2-Nifaktan emîn olmak.”

kaynak : Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

7-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, fazîletine inanarak ve sevabını Allah’tan umarak müslüman birinin cenâzesine iştirak eder, cenâze namazı kılınıp defnedilinceye kadar onunla beraber olursa, iki kırât sevap ile döner. Her kırât, Uhud dağı büyüklüğündedir. Kim de namazını kılıp cenâze defnedilmeden önce dönerse, bir kırât sevapla döner.”

kaynak :Buhârî, Müslim

8-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, bu Beyt’i hacceder, (ihramlı iken) cinsel ilişkide bulunmaz ve kötü söz söylemezse, anasından doğduğu gibi günahsız olarak döner.”

kaynak :Buhârî, Müslim


9-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, samimî olarak şehit olmayı isterse, şehit olmasa bile kendisine şehit sevabı verilir.”

kaynak :Buhârî, Müslim

10-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim bir cenâzeyi yıkar da o cenâzenin kusur ve ayıplarını örterse, Allah da onun günahlarını örter. Herkim de bir cenâzeye kefen giydirirse, Allah da ona (cennette) sündüs (ipek)’ten (elbise) giydirir.”

kaynak : Albânî Sahîhu’l-Câmi': 6403

11-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, erkek ve kadın mü’minler için istiğfarda bulunursa, Allah da ona, her erkek ve kadın mü’min sayısınca sevap yazar.”

kaynak : Albânî Sahîhu’l-Câmi': 6426

12-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Allah’ın kitabından bir harf okursa, ona bir hasene verilir. Bir hasene de on misli iledir. Elif, Lâm, Mîm bir harftir demiyorum. Lâkin Elif bir harf, Lâm bir harf, Mîm de bir harftir.”

kaynak : Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.


13-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, günde yüz defa; ‘Subhânallahi ve bihamdihi’ derse, günahları deniz köpüğü kadar bile olsa bağışlanır.’’

kaynak :Buhârî, Müslim


14-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim,sabahladığında ve akşamladığında bana on defa salavatta bulunursa,kıyâmet günü şefaatim ona ulaşır.”

kaynak: Albânî Sahîhu’l-Câmi': 6357


15-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Allah rızâsı için bir mescit yaptırırsa, Allah da ona cennette o mescitten daha geniş bir ev yapar.”
Ahmed, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

kaynak :Buhârî, Müslim

16-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, ‘Subhânallahil-azîm ve bihamdih’ derse, cennette onun için bir hurma ağacı dikilir.”


kaynak : Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir

17-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, günde yüz defa; ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr’ derse, on köleyi hürriyetine kavuşturmuş gibi sevâp kazanır. Ona yüz sevâp yazılır ve onun yüz günahı silinir. O gün akşamlayıncaya kadar O’nu -Allah’ın izniyle- şeytanın şerrinden koruyan bir sığınak olur. Hiç kimse bu duânın kazandırdığı mükâfatın bir benzerini yerine getirmemiştir. Ancak bundan daha fazla söyleyerek daha fazla sevâp kazanan kimse bundan müstesnâdır.”

kaynak :Buhârî, Müslim

18-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, Kehf sûresinin başından on âyet ezberlerse, Deccal fitnesinin şerrinden korunur (emîn olur).”

kaynak : Albânî Sahîhu’l-Câmi': 6201

19-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, belâya uğramış birisini gördüğü zaman, ‘sana verdiği belâdan beni âfiyette kılan ve beni yarattıklarından çoğu üzerine tercih ederek üstün kılan Allah’a hamdolsun’ derse, o belâ kendisine ulaşmaz.”

kaynak : Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

20-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, on defa; ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr’ derse, İsmâil (Aleyhisselam)’ın zürriyetinden bir köleyi hürriyetine kavuşturmuş (gibi) sevâp kazanır.”
kaynak : Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

21-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, bana bir defa salavatta bulunursa, Allah da ona on defa salavatta bulunur.”
Salât kelimesi: Duâ anlamındadır. Allah-u Teâlâ’nın kuluna salvatta bulunması; ona rahmet ve mağfiret etmesi demektir. Meleklerin insana salavatta bulunması; meleklerin onun için istiğfarda bulunmaları demektir. İnsanın insana salavatta bulunması ise; ona duâ etmesi demektir.


kaynak : Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

22-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ensârı, ancak mü’min sever ve onlardan ancak münâfık nefret eder. Kim onları severse, Allah da onu sever, kim de onlardan nefret ederse, Allah da ondan nefret eder.”

kaynak :Buhârî, Müslim


23-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, bir borçluya borcunu ödemesi için süresini uzatır veya alacağından vazgeçer ise, Allah-u Teâlâ kıyamet günü, hiçbir gölgenin olmadığı o günde onu arşının gölgesinde gölgelendirir.”

kaynak : Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.


24-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kim, bir müslümanı çirkin bir fiil işlerken görür de onu insanlara teşhir etmeyip bu ayıbını örterse, Allah da kıyâmet günü onun ayıbını örter.”
kaynak : Müslim

25-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkimin üç tane kızı olur da onlara sabreder ve malından onları yedirir, içirir ve giydirirse, (bu kız evlâtlar) kıyâmet günü cehenneme karşı onun için perde olurlar.”

kaynak : İbni Mâce, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.


26-Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Herkim, müslüman kardeşinin namusunu gıyabında savunursa, onu cehennemden azad etmesi, Allah’ın üzerine bir haktır.”
kaynak : Albânî Sahîhu’t-Terğîb


Kahr Olsun Sefil Esaret Yaşasın Şanlı Ve Güzel Ölüm
İMAM ŞAMİL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://magarula.forum.st
muhteşem
kulanıcılar
avatar



<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 120

Kişi sayfası
imam şamil: 12
MesajKonu: Geri: sahih hadisler   Çarş. Tem. 28, 2010 6:03 pm

40 HADİS

1
اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ


(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’aKitabına Peygamberine Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

Müslim İmân 95.

2
اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ


İslâm güzel ahlâktır.


Kenzü’l-Ummâl 3/17 HadisNo: 5225.


3
مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ



İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Müslim Fedâil 66; Tirmizî Birr 16.


4
يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا



Kolaylaştırınız güçleştirmeyiniz müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.


Buhârî İlm 12; Müslim Cihâd 6.


5
إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:



إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ


İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.


Buhârî Enbiyâ 54; EbuDâvûd Edeb 6.


6
اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ



Hayra vesile olan hayrı yapan gibidir.


Tirmizî İlm 14.


7
لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ



Mümin bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin iki defa aynı yanılgıya düşmez)


Buhârî Edeb 83; Müslim Zühd 63.


8
اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا



وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ


Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.


Tirmizî Birr 55.


9
إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ



Allah sizden birinizin yaptığı işi ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.


Taberânî el-Mu’cemü’l-Evsat 1/275; Beyhakî fiu’abü’l-Îmân 4/334.


10
اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ



İman yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.


Buhârî Îmân 3; Müslim Îmân 57 58.


11
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ



Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.


Müslim Îmân 78; Ebû Dâvûd Salât 248.


12
عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ



بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ


İki göz vardır ki cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz bir de gecesini Allah yolunda nöbet tutarak geçiren göz.


Tirmizî Fedâilü’l-Cihâd 12.


13
لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ


Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.


İbn Mâce Ahkâm 17; Muvatta’ Akdıye 31.


14
لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ



Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.


Buhârî Îmân 7; Müslim Îmân 71.


15
اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ


Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez onu (düşmanına) teslim etmez. Kim (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsabu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

Buhârî Mezâlim 3; Müslim Birr 58.



16
لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا



İman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.


Müslim Îmân 93; Tirmizî Sıfâtu’l-Kıyâme 56.


17
اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ



Müslüman insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.


Tirmizî Îmân 12; Nesâî Îmân 8.


18
لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا



وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ


Birbirinize buğuz etmeyin birbirinize haset etmeyin birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları kardeş olun. Bir müslümana üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.


Buhârî Edeb 57 58.


19
إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا


Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

Buhârî Edeb 69; Müslim Birr 103 104.


20
لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ



(Mümin) kardeşinle münakaşa etme onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.


Tirmizî Birr 58.


21
تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ



(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş diken kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.


Tirmizî Birr 36.


22
إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ



Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.


Müslim Birr 33; ‹bn Mâce Zühd 9;


Ahmed b. Hanbel 2/285 539.


23
رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ



Allah’ın rızası anne ve babanın rızasındadır.


Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.


Tirmizî Birr 3.


24
ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:



دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ


Üç dua vardır ki bunlar şüphesiz kabul edilir:


Mazlumun duası yolcunun duası ve babanın evladına duası.


İbn Mâce Dua 11.


25
مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ



Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir


hediye veremez.


Tirmizî Birr 33.


26
خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ



Sizin en hayırlılarınız hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.


Tirmizî Radâ’ 11; ‹bn Mâce Nikâh 50.


27
لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا



Küçüklerimize merhamet etmeyen büyüklerimize saygı


göstermeyen bizden değildir.


Tirmizî Birr 15; Ebû Dâvûd Edeb 66.


28
كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى



Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur.

Buhârî Talâk 25 Edeb 24; Müslim Zühd 42.

29
اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ


(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak sihir Allah’ın haram kıldığı cana kıymak faiz yemek yetim malı yemek savaştan kaçmak suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.
Buhârî Vasâyâ 23 Tıbb 48; Müslim Îmân 144.

30
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ



Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse ya hayır söylesin veya sussun.


Buhârî Edeb 31 85; Müslim Îmân 74 75.


31
مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ



Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;


ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

Buhârî Edeb 28; Müslim Birr 140 141.

32
اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ



أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ

Dul ve fakirlere yardım eden kimse Allah yolunda cihad eden
veya gündüzleri (nafile) oruç tutup gecelerini (nafile) ibadetle
geçiren kimse gibidir.
Buhârî Nafakât 1; Müslim Zühd 41;
Tirmizî Birr 44; Nesâî Zekât 78.

33
كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ



Her insan hata eder.


Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

Tirmizî Kıyâme 49; İbn Mâce Zühd 30.

34
عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ



Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.


Müslim Zühd 64; Dârim” Rikâk 61.


35
مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا



Bizi aldatan bizden değildir.

Müslim Îmân 164.

36
لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ



Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)


cennete giremezler.


Müslim Îmân 168; Tirmizî Birr 79.


37
أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ



İşçiye ücretini (alnının) teri kurumadan veriniz.


İbn Mâce Ruhûn 4.


38
مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ



طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ


Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan hayvan ve kuşların yedikleri şeyler o müslüman için birer sadakadır.


Buhârî Edeb 27; Müslim Müsâkât 7 10.


39
إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ



وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ


İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O kalptir.


Buhârî Îmân 39; Müslim Müsâkât 107.


40
اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ



Rabbinize karşı gelmekten sakının beş vakit namazınızı kılın Ramazan orucunuzu tutun mallarınızın zekatını verin yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.


Tirmizî Cum’a 80.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://magarula.forum.st/forum.htm
cevher dudayev
kulanıcılar
avatar



<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 62

MesajKonu: Geri: sahih hadisler   Çarş. Tem. 28, 2010 8:46 pm

allah razı olsun harika paylaşımlar


Ölecek kadar yaşlı savaşacak kadar gencim

Cevher Dudayev
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cecenistanda-rus-teroru.blogspot.com/
Sponsored content




MesajKonu: Geri: sahih hadisler   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
sahih hadisler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» 4444 Salât-i Tefriciye

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Magarula :: !!..๑۩۞۩๑ İMAN VE İSLAM ๑۩۞۩๑..!! بِسْـــــــــــــــــــــ مِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم :: Hadis Arşivi-
Buraya geçin: